17 Eylül 2018 Pazartesi

ŞUFA DAVASI TASARRUFUN İPTALİ

İİK. mad. 277 vd.nda düzenlenen iptal davası açma hakkının muvazaaya dayanarak dava açmasına engel olmadığı- Açılan şuf'a davasının alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olarak kullanılması durumunda şuf'a davasına konu tasarruf yönünden iptal davası açılabileceği-

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı Mustafa vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle,dava dilekçesindeki ileri sürülüşe ve yargılama aşamasındaki açıklamalara göre, davanın niteliği itibarıyla BK'nun 18. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı iptal davası olduğu, davacının iddiasına göre bu davadaki amacın alacaklarını tahsil edebilmek için muvazaa nedeniyle temelde geçersiz olan işlemin hükümsüzlüğünü sağlamak olduğu, İİK 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen iptal davası açma hakkının genel hükümlere muvazaaya dayanarak dava açmasına engel olmadığı, davanın İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu yolundaki mahkeme kabulünün doğru olmadığı, mahkemece danışıklı işlemin var olup olmadığı konusunda toplanan ve toplanacak taraf delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisinin isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalıların davacıyı zor durumda bırakmak amacıyla taşınmazı satmış gibi gösterdikleri, gerçekte taşınmazın satılmadığı, davalı Mustafa'nın şuf'a davası açmak suretiyle muvazaa iddiasını çürütmeye çalıştığı, hazırladıkları plana uygun olarak taşınmazın önce Erdal'a satılmış gibi gösterildiği, Mustafa'nın şuf'a hakkını kullanıyormuş gibi ona karşı dava açtığı, şuf'a bedelini yatırdıktan sonra arkadaşı aracılığıyla davalı Erdal'dan geri aldığı yapılan işlemlerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazların davalı Ömer'e ait olan ve Erdal'dan şuf'a yolu ile Mustafa'ya geçen 1/4 oranındaki hissenin satış ve şuf'a yoluyla geçen tapusunun iptali ile eski malik Ömer adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Mustafa vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine, davalı borçlu Ömer ile 3. kişi Erdal arasındaki 15.11.2003 tarihli tasarrufun iptale tabi olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edilmiş bulunmasına, davalı 4. kişi Mustafa'nın şuf'a hakkını kullanmış olduğu davanın kabul ile sonuçlanmış olması yanında davalı Mustafa'nın kardeşi olan davalı borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarına ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden olması nedeniyle de davalı Mustafa'ya yapılan tasarrufun iptali gerekeceğine, açılan şuf'a davasının somut olayda olduğu gibi alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olarak kullanılması durumunda şuf'a davasına konu tasarruf yönünden iptal davası açılmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmasına (Dairemizin 17.6.2013 tarih 2012/9145 Esas-2013/9179 karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre, davalı Mustafa vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 5,613,23 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı Mustafa'dan alınmasına 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.


17. HD. 17.09.2013 T. E: 12465, K: 12354

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar